I
Sevgi oydu
Mekâna tutunmuş
Evcil kır çiçekleri
Yarım yamalak papatya
Hafif meşrep karanfil ile
Sevgiye kılıflar dikmeye çalışırken
Sefildik, anlatamazdık
Utanmalıydık kelimelerimizden
Sevgi
Bendi, biz oldu zaman geçtikçe
Sen, siz oldu sessizce
Oysaki tek kişilikti, “biri” demişti
Özneye mal edilmiş bir eylemdi
Saati gelip de özne gittiğinde
Eylem tek başınaydı yine
Ona “o” demede
Ustaydı herkes
Ustalığı boş vermekti onu anlatmak
Buradaydı
Bütün mevsimler çekip gitmeden
Bütün insanlar kendilerinden kaçıp gelmeden
Sevgi acı dumana tutunmuş,
Evcil güneş batıyordu
Şimdi bile
Dinlemiyordu nankör kuşlar
Yanık ruhlarımızın kokusunu
Yalnız eşleri duyabiliyordu
“o” herkesin eşiydi
Sevgi oydu…
II
Deniz bakıyor bana
İzlediğini görüyorum dalgaları
Martıların
Sesleri ağlamaklı oluyor gözlerimde
Anlıyorum
Şehir anlıyor
Söylüyorum
Şehir duyuyor
Şahit olduğum bütün cinayetleri
O beziyor kır çiçekleriyle
Saklıyorum
Şehir görüyor
O savaşları biz başlattık diyorum
O çocukları biz öldürdük
Korkuyorum
Şehir kırık kanatlarını üzerime örtüyor
Pişmanlık, ana karnında başlıyor
Uyumadan gördüğüm rüyalar gibi
Boyalı park dünya…
Teoride birer zehiriz her birimiz
Ama pratik çok farklı
Şehir susuyor
Dilini kesmişler şehrin
Martıları yasta, ağlıyor
III
Bize en yakın ayna bizdik
Yaşlanmış bu evde
Yatılı kalan misafirlerdik
Gelmesini bildik
Yüzümüz yok, gitmesini beceremedik
Her birimiz bir şeyler aldı,
Götürdüğü yeri onlar bile bilmiyor
Böyle süremezdi
Sürmemeliydi
Göremedik
Bütün güvercinler hapsoldu avuçlarımızda
Şen şakrak çocuk seslerini
Tank paletlerinin gürültüsüyle değiştirdik
Damarlarımızdan akan kan, renk değiştirdi zamanla
Berrak değildi artık
Ve düşlerimiz bizim bile değil
Kendimizi kandıralım diye
“Barış” koyduk adlarını çocuklarımızın, sokaklarımızın
Hiçbiri adının anlamın görmedi
Bu deniz derinliğinde dahi
En parlak ışığımız, dönerek yüreğimizi delen
Kurşunlardı.
Aynaları kırdık
Gecelere yanaşamadık
Gündüzleri göremediğimiz kendimizdi
Duygularımızı biz gömdük!
Yok olmaya başladığımızı anladığımızda
Kanatsız kuşlar diledik
Biz kanat olacaktık
Kendi topumuz, tüfeğimiz
Deldi geçti zihinlerimiz
Bir çocuk ağladığında
Bin anne ağladı
Bütün anneler şimdi kör ağlamaktan
Yeşil kahkahalara bulanıyordu zaman
Fark edemedik
Beynimize giren elleri
Tutup çekemedik
Bu savaşları biz başlattık
Çocukları biz öldürdük
Adları barış olanlar
İsyan çıkardı düşsel sahalarımızda
Yeryüzünde zamansız bitti insanoğlu
Yeryüzünde zamansız bitti
Zaman bitti
Biz bittik
Bitti…